30 Ekim 2011 Pazar

009

Yalnızlığından kurtulmak için tırmandığın kuyudan çıktıktan sonra sana tekme atıp seni o kuyuya geri düşürürler.

After you go out from the well which you climbed up to get free from your loneliness, they kick you and make you fall back to that well.

4 Ekim 2011 Salı

Klişesiz / Without Cliché

Genç delikanlı sokağın köşesinden geçerken elleri kitapla dolu olan kıza çarptı. Kızın kitapları yere düştü. Delikanlı özür diledi, kız önemli değil dedi ve kitapları toplamaya başladılar. Hepsi toplandığında kız gülümseyerek teşekkür etti ve yoluna devam etti. Genç delikanlı, kızdan hoşlandı.

Bir daha karşılaşmadılar.


When walking through corner of the street, young boy hit a girl who carries lot of books. Girl' books felt down. Boy apologized, girl said it's ok and they started picking up the books. When all of them get picked up girl said thanks with a smile and she got back on the road. Young boy liked her.

They never come across again.

Desibel / Decibel

Kulaklığımı takıyorum. Duymak istediğim sesleri dinlemek için. Sen çok sessizsin. Sen yoksun.

Kulaklık kulaklarımı ısıtıyor. Senin sesin ısıtamadığı için.

Bir kalbim olduğunu hissetmiyorum. Hiçbir şarkı senin yerini doldurmuyor.

Her gün aynı müzikler. Her gün cezane marşı. Hiç ceset yok.

Üşüyorum. Gözyaşlarım çıplak bedenimi ısıtıyor. Sen yoksun. Dudakların yok. Bu yüzden çok sessizsin.


I am wearing the headphones. To listen to sounds I'd like to hear. You are so silent. You don't exist.

Headphones are warming up my ears. Because your voice can't.

I don't feel I have a heart. No song replaces your place.

Everyday same musics. Everyday same funeral song. There are no bodies.

I am freezing. My tears are warming up my naked body. You don't exist. You have no lips. That's why you are so silent.