18 Haziran 2014 Çarşamba

Bıkkınlık / Boredom

Boş yatak, boş oda, boş ev
Aşk yok. Erotizm yok. Tutku yok. Yakınlık yok. Sıcaklık yok.
Sadece sıkıcı, soğuk bir yalnızlık var.



Empty bed, empty room, empty flat
No love. No erotism. No passion. No intimacy. No warmth.
There is only a boring, cold loneliness.

11 Haziran 2014 Çarşamba

Ucuz Hayaller / Cheap Dreams

Plastik kanatlarım var benim 
Gerçeğini almaya gücüm yetmedi 
Havada süzülmek güzel bir his, ama 
Bir gün yere çakılacağım, biliyorum

I have plastic wings
I couldn't afford to get real ones
Floating in the air is a good feeling, but
One day, I know I will crash

7 Haziran 2014 Cumartesi

Otomatik Cevaplar / Automated Answers

Ne zaman nasılsın diye sorsam hep aynı cevabı veriyorsun.
Hep iyiydin, her zaman iyisin.
Sürekli yalan söylüyorsun.



Whenever I ask how are you, you give the same response. 
You were always fine, you are always fine. 
You are constantly lying.

6 Haziran 2014 Cuma

Kötü İnsanlar / Evil People

Geceleri rahat uyuyabilmek için vicdanlarını aldırırlar.



They would remove their conscience to sleep well in nights.

5 Haziran 2014 Perşembe

Bitmesini İstemediğim Rüya / A Dream Which I Don't Want It To End

Rüyamda seni görüyorum. Nasıl oldu da buradasın anlamıyorum ama umrumda da değil. Tek istediğim şey sensin. Öpüşmeye başlıyoruz. Kendimizi kaybedip salya alışverişinde bulunuyoruz. Bizi rahatsız edenler oluyor, onları kovduktan sonra devam ediyoruz. Birden uyanıyorum. Bir şey uyandırıyor beni. Geri uyumaya çalıştığımda da seni göremiyorum. Tadına baktım ama susuzluğum dinmedi.

Aslında seni gerçek hayatta az da olsa görebiliyorum. Ancak bana dokunmuyorsun. Sana dokunamıyorum.

I see you in my dream. I don't know how you end up here but I don't really care. All I want is you. We start kissing. We lose our minds and exchange our salivas. There are some people who disturb us. We continue back after we dismiss them. Suddenly I woke up. Something makes me wake up. And when I try to sleep back I can't see you. I tasted you but I couldn't quench my thirst.

Actually even if it's rarely I see you in real life. But you don't touch me. I can't touch you.